20 Kasım 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
21 Aralık heyecanı başladı!
20 Aralık 2012 Perşembe 09:05

21 Aralık heyecanı başladı!

Evine erzak yükleyenlerden tutun da, oluşacağına inanılan karanlığa karşı mum deposu yapanlar da var

Tan AYKOL

Bu günlerde nereye baksak, kiminle konuşsak, sosyal paylaşım sitelerinde, gazetelerde, televizyonlarda mutlak bir son, kıyamet, bitiş, yok oluş üzerine herkes kendince yorumlar yapıyor. İnsanoğlu sürekli olarak bir yok oluş endişesi içerisinde sanki. Evine erzak yükleyenlerden tutun da, oluşacağına inanılan karanlığa karşı mum deposu yapanlar da var. Tabi bir sonun geldiğine inanmayanlar da mevcut.

 

Bütün bu 21 Aralık bitiş-yok oluş inancı meşhur Maya uygarlığının onlardan daha da meşhur olan takvimlerine dayandırılıyor. Bir takvimin varlığı ve bu takvimin de 21 Aralık 2012 tarihinde sonlandığı belirtiliyor.

 

Bir kez bile görmedik ama...

Ömrüz boyunca bir kez bile görmediğimiz bu takvim, neden milyonlarca insan tarafından böylesine müthiş bir inanç ve güven sembolü haline getirilmiş? Bizimle hiçbir alakası olmayan eski bir uygarlığın bu takvimi yeri geldiğinde, sözde bitiş-yok oluş zamanı yaklaştığında tüm inançlarımızı hatta belki de tüm dinsel, manevi tarihimizi bozguna uğratmıyor mu? Bu kadar müthiş bir medeniyet, dünyanın bitişini dile getiren bir takvimi yarattığı ve geleceği gördüğü söylenen bir uygarlık, neden kendi yok oluşunu engelleyememiş?  İlla ki büyük bir felaket günümüz dünyasını sarıp sarmalamak zorunda gibi düşündürtüyor bu gelişmeler.

 

NASA’ya gönderilen mektup ve...

Sözde Tibet’li bir Budist rahibinin NASA’ya gönderdiği varsayılan bir mektup bir anda sosyal paylaşım sitelerinin, dolayısıyla da binlerce hatta milyonlarca insanın dehşete kapılmasına yetti. Akabinde NASA tarafından bir bilim adamının kamera önünde rahibin ilettiği her bilgiyi yalanlamasını ve olasılıkları anlattığı görüntüleri biraz da olsa derin bir nefes aldırsa da insanoğlunun heyecanlı bekleyişi yine de devam ediyor.

 

Yorum vatandaşın...

Peki haftalardır gündemden düşmeyen 21 Aralık “bir hurafe mi? Yeni bir başlangıç mı? Yok oluş mu?”  Vatandaş bu konuda ne düşünüyor? Haberdar muhabirleri 21 Aralık dedi vatandaş yorumladı. Kimi Maya uygarlığı fenomeni, kimi hurafe, kiminin de dünyanın aydınlanma günü olarak 21 Aralık’ta yok oluşa ve yeni başlangıca inananlar da az değil.

 

VATANDAŞ NE DEDİ?

Emel Yılmaz (Yazar):

“Maya uygarlığı fenomeni”

“Bir çok kişinin şimdiden gıda v.b stok, birikim yapmaya başladığı, bir çoğunun ise reddettiği Maya uygarlığı fenomeni aklıma geliyor. Ancak NASA gayet açık ve net şekilde tüm hurafeleri, felaket haberlerini bilimsel olarak açıklamış ve yalanlamıştır.”

 

Duygu Hasgören (Yönetici):

“Sorulduğunda aklıma geliyor”

“Esasında sadece sorulduğunda ya da bir yerlerde okuduğumda aklıma gelen bir tarih bu. Zaten her ay belki de her hafta gezegenlerin, yıldızların hareketleriyle enerji değişiklikleri yaşanmakta. Bu meşhur tarihte de ancak böylesi değişiklikler mümkün olabilir sadece.”

 

Ferah Bulut (Öğrenci):

“Tamamen hurafe”

“Tamamen hurafe olarak görüyorum. 21 Aralık akşamı birisi çıkacak ve insanlara “şaka yaptık” diyecek. Birileri evrene bir taş attı ve milyonlarca kişi bu taşı yakaladı ve yuttu.  Diyelim ki bahsi geçen kıyamet alametleri baş gösterecek. Bu olsa olsa yeni bir çağ ın başlangıcı olabilir ancak. Ve ben bu yeni çağı düşündükçe  heyecanlanıyorum. Aklıma ilk gelen  ortaçağın ardından gelen Rönesans dönemi oluyor. Gelişimler, icatlar, keşifler peşpeşe birbirini takip eden birçok olumlu gelişme. Evet diliyorum ki yeni bir aydınlanma çağ ı olsun. Bundan daha güzel bir çağ olamaz.”

 

Alp İlkman (Model-Oyuncu):

“Dünyanın aydınlanacağı gün”

“21 Aralık çok sey ifade eder aslında. Dünya, insanlık yok olacak deniyor. Bence esas dünyanın aydınlanacağı bir gündür. İnsanlar farkına varacak küçük bir yalanın, bir kıyamet kurgusunun nasıl büyüyüp de bu noktaya geldiğini ve kaç milyon insanında buna koşulsuz inandığını.”

 

Fatoş Aydoğdu (İşletmeci):

“Beni çok korkuttular”

“Yakın çevrem, arkadaşlarım hiçbir bilgim olmamasını fırsat bilerek beni çok korkuttular. Büyük bir endişe ve karamsarlık içerisine girdiğimi söyleyebilirim. Ancak zamanla bu tarz yorum ve haberlerin ancak insanları korkutmaya yaradığını düşünmeye başladım. Olacak olanlar önceden bilinemez.”

 

Belkıs Aykol (İşletmeci):

“Gelip geçecek..”

“Bu yalnızca şirk koşmaktır. Bu sebeple o tarihin gelip geçeceğine inanıyorum. Hayatımıza, yaşam mücadelemize kaldığı yerden devam ediyoruz. Bu haberler, olasılıklar ne kiramızı ödüyor, ne elektriğimizi, ne ailemizi geçindiriyor. Olası en büyük tehlike yine insanoğlunun yapacaklarıdır. İnsana ancak insan eliyle bir son mümkün olabilir diye düşünüyorum. Savaşların, kavgaların ne durumda olduğu, ülkelerin feci durumları gün gibi ortada. Maya uygarlığı kendi sonlarını bilebilmişler mi? Belki de takvimi sürdürecek kadar medeniyetlerini yaşatamamışlardır. Açlık, kıtlık, savaşlar, yeni dini inançlar onları bitirmiş. Bizler binlerce yıl sonra onların bir takvimi üzerine dünyanın yok olacağı günü düşünüp dehşete kapılıyoruz. Bir yandan teknoloji ilerledi diye düşünüyoruz. Atomlar parçalanıyor, insansız uçaklar yol alıyor, robotlar neredeyse insan becerisine kavuştu. Bunun yanında halen daha basit bir nezleye çare bulamadık. Baş ağrısını tarihe gömemedik. Hem başka gezegenlerde hayat arıyor, bunun haberlerini okuyoruz, hem de 21 aralık ta dünyanın yok olacağını düşünüyoruz. Belirttiğim gibi, insana ancak insandan zarar gelir.”

 

Seda Usta (Ses Sanatçısı):

“Bütün bunlar uydurmaca”

“Bütün bunlar uydurmaca, rivayet. Geçmişten günümüze birileri sürekli olarak böyle felaket yorumlarını tekrar tekrar fırından çıkarıp önümüze koyuyorlar. Şirk koşuyorlar, kimse geleceği, olacakları bilemez. Ben her zaman olduğu gibi yine işimle, sevenlerimle sahnemde en güzel şarkılarımı seslendireceğim o gün. Gerisi boş.”

 

Ayça Yıldız (Oyuncu – Dansçı):

“İnsanlar korkutuluyor”

“Haberler, yorumlar tabii ki de ürkütücü. Ama özünde bir rivayet, gizem, belirsiz, kesinleşmemiş sözler sadece. İnsanlar korkutuluyor ve bunalıma sürükleniliyor adeta. Olacak olanları kimse bilemez. Herşeyi bilebilseydik, dünya geçirmiş olduğu bütün savaşları, felaketleri, hastalıkları, depremleri, yangınları, selleri engelleyip önüne geçebilirdi. İlla ki bir takvim ve takvimin sonu üzerine yıllardır söz söyleniyor. Bekleyip görelim bakalım. O günü de sahnede ben ve arkadaşlarım müthiş showlarla geçireceğiz.”

 

Tanju Aykol (Ressam):

“İnanış acizlikten kaynaklanıyor”

“21. yüzyılda teknolojinin bu kadar ilerledigi bir dönemde bu senaryolara inananların olması sadece insanoğlunun esasında aciz olmasından kaynaklanmaktadır. Böylesi büyük felaketlere karşı hiç birşey yapamayacak olmamız bizi bu denli korkutuyor ve işte bu sebeple 21 Aralık ve benzeri günleri bekler duruma geliyor, getiriliyoruz. Bilimkurgu filmleri toplumları bu hale getirdi işte. Hele ki teknolojinin sinemadaki müthiş gelişimi, inanılmaz görüntü ve ses efektleri ile insanlara sunum yapmakta. Öylesine inandırıcı yok oluş sahneleri, filmleri üretiliyor ki, benim diyen kişiyi bile ürkütebilir. İnsanlık resmen ikiye bölünmüş gibi. Bir taraf teknolojiyi bir üst seviyeye taşımak için canla başla uğraşıyor. Diğer taraf sürekli olarak bir yok oluş, felaket hurafeleri üretiyor ve insanları karamsarlığa, korkuya sürüklüyor. Korku ve endişe üzerine kolaylıkla politika ve hüküm söz konusu olduğu için bu hiçbir şekilde kesinleşmemiş 21 Aralık olayını da kullandıklarını düşünüyorum. Başka gezegenlere gitmek için çabalayan teknolojimiz, dünyanın başına gelecek felaketi hiçbir şekilde görmemiş ve önlem alamamış mı bunca zaman? Bilmem kaç milyon ışık yılı uzağa araç gönderiyoruz, ama 3 hafta sonra dünyaya çarpacak meteor ya da gezegeni göremiyoruz.”

 

Okan Can (Radyo Program Yapımcısı):

“Bundan kimlerin prim kazanıyor?”

“Bu tür kıyamet senaryoları duyduğumda hemen aklıma geçen seneki olaylar geliyor. Geçen sene 20.11.2011 tarihinde kıyamet kopacaktı, Illuminati örgütü dünyayı felakete sürükleyecek bir eylem yapacaktı vs. Hatta sözde kendi internet sitelerinde geri sayım yapan bir saat koymuşlardı. Peki ne oldu? Hiçbirşey.Gelelim bu seneki felaket senaryolarına. Bu sene maya takviminin sonu 21 Aralığa tekabul ediyormuş. Baska? Yıldız ve gezegen hareketleri inanilmaz bir enerji açığı ortaya çıkacağın sinyallerini veriyorlarmış. Benim aklıma bundan kimlerin prim kazandığı düşüncesi geliyor. Dünyanın sonu gelecekse bundan mutlak suretle dinler söz etmeli. Hem İslamiyette, hem Hıristiyanlıkta, hemde Yahudilik inancında kıyametin ne zaman olacağına yönelik bir işaret yok. Hatta kimsenin bunu bilemeyeceğini açıkça belirtmektedirler. Sadece kıyamet alametlerinden söz etmişler. Peki bu alametler gerçekleşmiş mi? Bence henüz tamamlanmış değil.  Bir zamanlar bir kuyruklu yıldızın dünyaya çarpacağı ve dünyanın sonunu getireceği dedikodusunu da yaymışlardı. O dönem bütün dünya tedirgin olmuş, gaz maskesi ve sığınaklarda uzunca süre yaşamak için temel besin maddelerinde inanılmaz bir artış olmuştu. Kıyametin ne zaman ve ne şekilde kopacağı bence önemli değil. İçimize bu tür kuşkuları alıp büyüttüğümüz taktirde iite asıl kıyamet o zaman kopacaktır. Zira bu hayattan, dünyadan,insanlardan bir beklentimiz kalmaz. Umudu ve güveni kalmayan bir insanın da yapacağı çok birsey yoktur. O nedenle hayata ve yarınlara daha sıkı sarılmalı ve doyasıya yaşamalıyız.”

 

Beste Kural (Medya):

“Bizleri manevi dünyamıza yöneltecek”

“İç dünyamızla, maneviyatımızla yüzleştirecekse, dünya nimetlerinden uzaklaşıp gerçek benliğimizi dinlememize olanak sağlayacaksa sorun yok. Yaşadığımız zamanın, hayatın kıymetini bilmiyoruz ve olası bir 21 Aralık eylemi, bunu bize hatırlatacaktır diye düşünüyorum. Bu bir sınavsa eğer, bir çok kişi bu sınava hazırlıksız yakalanacak ve çıkışı bulamayacak belkide. Elektriklerin gideceği, güneşin karanlığa bürüneceği söyleniyor. Böylelikle ışıksız, güneşsiz, elektriksiz nasıl ve ne şekilde yaşayableceğimizin sınavını veriyor olacağız. Güneşin değerini öğreneceğiz. Elektrik olmadan, teknoloji olmadan görmek, konuşmak, yemek yiyebilmek, yardımlaşmak gibi eylemleri yeni baştan öğreneceğiz. Bu olasılıklar belki de kıyametten önce bizlere sunulacak son şansta olabilir. Olası bir karanlık durumu, materyalist dünyadan koparıp bizleri manevi dünyamıza yönlendirecektir diye düşünüyorum. “

 

Ceren N.Şık (Model):

“Yeni çağa girilecek”

“21 Aralık mayaların deyimine göre yeni çağa girmektir. Dünyanın batması veya çıkması değildir. Ortaya bir görüş bildirildikten sonra insanların gün yaklaştıkça daha çok abartmasıyla durum bu hale gelmiştir yani yok öyle bir şey. Tamamen insanların kulaktan duyma şeylerle üstüne katarak abartmasıdır.”

 

Songül Bilge (H.İlşkiler):

“Sevginin, saygının çağına giriş”

“Pozitif düşüncelerin, sevginin, saygının, farkındalığın çağına giriş yapacağımız bir tarih olacağına inanıyorum. Dünyevi düşüncelerden, fikirlerden arınacağımız, savaşları sevgiyle sonlandıracağımız, içimizdeki saf, temiz ışığın ortaya çıkacağı muhteşem bir çağa gireceğimize inanıyorum. Foton kuşağı içerisinde bulunan dünyada da olası bazı değişiklikler, enerji değişiklikleri, elektrik sorunları v.b durumlar birkaç gün boyunca yaşanabilir diye bazı söylemler duyuyor ve okuyoruz. Dünya böylesi büyük enerji değişimlerinden etkilenebilir ancak bu abartılacak şekilde, korkulacak şekilde büyük ve kalıcı olayları başlatacak diye bir kanıt yok.  Yeni çağa adapte olmamız için zaten uzun süredir enerjimizde, psikolojimizde hatta belki de dna larımızda bile yeni çağa hazırlanıyoruz. Bu süreci başarıyla geçebilecekler yeni altın çağda mutlu, huzurlu, başarılı, pozitif enerjilerle dolacaklar ve dünyayı bambaşka bir hale getirecekler gibi söylemler mevcut. Korkulacak, dehşete kapılacak bir son olarak görmüyorum bu 21 aralık tarihini. Sevginin tüm dünyayı ve insanlığı en saf şekliyle saracağı bir enerji çağının kapısı aralanacaktır sadece. Olacak olanı hiç kimse bilemez. Ancak hiç değilse manevi yönden bir şeylere hazır olmak ve hazır bir şekilde karşılamak her zaman bizler için bir artı olur diye düşünüyorum. Esasında herşey yine insanoğlunun elinde. Sevgi ve saygı varoldukça dünyadaki tüm sorunlar zaten her şekilde hallolur. Bizler sadece bir anda milyonlarca insanın bu konu hakkındaki yorum ve düşüncelerinden dolayı böylesine kanalize olduk 21 aralığa. Şu olacak bu olacak diye ne bir kanıt var, ne de daha önce böylesi olaylar yaşanmış.  Yinelemek istiyorum; sevgi ve saygı oldukça, bizler manevi değerlerimizle, saf sevgimizle tüm sorunları halledebiliriz. Dünyadaki sorunlar işte bu olguların yokluğundan ya da kaybedilmesinden olmuyormu?”

 

Yusuf Aytan (Personel Müdürü):

“Şirk koşmaktır”

“Anlatılan, söylenen herşey sadece Allah’a şirk koşmaktır. Olacak olana ne ondan başka kimse karar verebilir, ne de ondan başka birisi bilebilir. Bir taş atılmış ve binlerce hatta belki de milyonlarca kişi heyecanla, korkuyla, endişeyle bu güne saplanıp kalmış. Bütün bu anlatılanlar, söylenenler hep insanoğlunun bilim kurgu filmlerinden gördüğü ve öğrendiği sahnelerden kaynaklanıyor. Daha önceleri de bir çok kez böylesi rivayetler ortaya atılmıştı. Sürekli olarak birileri dünyanın sonu için çırpınıyor ve bunun için hiç durmadan yorum yapıyor, insanları endişeye sürüklüyor. Dünyanın hali zaten ortada. Savaşlar almış başını gidiyor. Foton kuşağı, gök taşı, güneş kararması falan bunlar dünyada şuan yaşanmakta olan sorunların yanında bence ambardaki buğday olabilir.”

 

Sabri Suat Sabri (Yönetici ):

“Bir dizi uydurmaca”

“Bence dünyanın 2000 de, 2002 de batacağı, yok olacağı söylentileri gibi buda bir dizi uydurmaca. Ama böyle bir şey, anlatılanlar, söylentiler, rivayetler eğer ki gerçekleşirse insanoğluna kim nasıl yardım edecek işte esas sorun bu.”

 

Serkan Mystron (Öğrenci):

“Hayal gücünün sınırsızlığı”

“İnsanların hayal gücünün ne kadar da sınırsız olduğunun bir kanıtıdır tüm bu söylemler, yorumlar, anlatılanlar. 21. yüzyılda teknolojinin bu kadar ilerlediği bir dönemde bu senaryolara inananların olması da komik. Yok güneş şöyle olacak, yok elektrikler gidecek v.s Gerçekten de komik.”

 

Semiha Gencer:

“Sıradan geçmeyecek ama...”

“O gün birşeylerin olacağını hissediyorum. Yapmak istediğim hazırlıklarımı hala tamamlayabilmiş değilim ama en önemlisi mum ve ışıldaklarımını  önceden almış olmam beni biraz olsun rahatlatıyor. Çünkü şu an adeta piyasada mum bulunamıyor ve iyiki zamanında almışım diyorum. Sıradan geçmeyeceğini hissediyorum ama kesin olarak inandığım da söylenemez sonuçta Allah bilir böyle bir olayı.”
 


Göksel Pınar:

 

“Kıyamet kopacak”


“Ben ilk duyuduğumdan beri 21 Aralık’ta kıyametin kopacağına inanmıyorum. Bence o gün gelip çattığında sizlerde göreceksiniz ki çok rutin bir şekilde herzamankinden farksız bir gün sürdüreceğiz. Onun için de o güne özel hiçbir şey almadım ve herhangi bir tedbir alma eyleminde de bulunmadım.”
 


Havva Sakallı:

 

“Heyecanla bekliyorum”

“21 Aralık’ı heyecanla bekliyorum. Birçoğunun aksine ben inanıyorum ve olmasınıda istiyorum çünkü bir şeyler görmek isterim ben heycanlı bir insanım ve adrenalini de severim. Daha hiçbir önlem almış değilim ama almayı düşünüyorum.”
 


Aytül Çiftçioğlu:

“Ben inanıyorum”

“Ben inanıyorum. Aynı zamanda nasıl bir sonun bizi beklediğini merak ediyorum. Ben elektrik kesintileri olacağından birçok önlem almayı düşünüyorum ama henüz başlamış değilim.”
 


Ejder Kafkas:

“Birşeyler olmasını istiyorum”

“Ben 21 Aralık’a inanıyorum ve olmasını istiyorum tabi benim ile beraber bütün dünyada da gelicekse. Yalnız gitmek istemem açıkcası. Önlem almadım almayı da düşünmüyorum. sonuçta eğer dünyanın sonu gelicekse zaten alacağımız önlemler çok anlamsız kalır diye düşünüyorum.”
 

Haluk Samit Taydemir:

“Çağ atlayacak...”

“21 Aralık dünyanın son günü diye bir şey yok. Çağın atlayacağına inanıyorum ve belki yeniden insanlığımızı hatırlarız.”

 

Ortaç Mavigözlü:

“Saçmalık diyorum”

“İnsanların boşta kalıpta ürettikleri saçma sapan boş şeyler diyorum. Ben 21 Aralık’ta her şeyin normal olacağına inanıyorum.”

 

İncigül Gül:

“Sıradan bir gün olacak”

“Kimin bu saçmalığı çıkardığını bilmiyorum ama çok saçma ve inandırıcı gelmedi. Biz Cuma akşamı arkadaşımın doğum gününü kutlayacağız bizim için yine sıradan bir gün olacak.”

 

Mutallip Sinoplu:

“İnsanoğlu saçmalıyor”

“Kıyamet gününü Allah Peygamberlere bildirmezken insanlar nasıl böyle bir şey uyduruyor? Bence insanoğlu gerçekten saçmalamaya başladı ve Allah katında gelen hoş gelsin diyorum.”

 

Hakan Aşık:

“Lo lo lo”

‘’Sadece lolololo ve gülüyorum’’.

 

Gülden Balta:

“22’sinde görüşürüz”

“Bir şey olacağına ben inanmıyorum ve 22 Aralık’ta görüşelim diyorum.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ