21 Kasım 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
13’üncü maaşın mimarından çağrı !
31 Aralık 2011 Cumartesi 11:10

13’üncü maaşın mimarından çağrı !

'Bu bizim başarısızlığımızdır' diyen Özbaflı, maaşların ödenebilmesinin ve Türkiye'den daha az destek alınmasının yolunu Haberdar'a anlattı:

Can Sarvan

 

KKTC ‘nin ilk Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Özbaflı KKTC’nin kurulduğu yıllarda özel sektörün büyük ihracat yaptığını anımsatarak, eskiden Türkiye’den borç alınmasına ihtiyaç duyulmadığını belirtti. Kendi bakanlığı döneminde özel sektör maaşlarının yüksek olduğunu ve özel sektör çalışanları karşısında devlet çalışanlarının durumunu düzeltmek için maaşlarda artış yaparak ve 13. maaşları vermeye başladıklarını anımsattı. Özbaflı, üretimin durmasıyla özel sektör çalışanlarının ücretlerinde ciddi gerileme olduğuna dikkati çekti ve devlet çalışanları karşısında özel sektörün ve özel sektör çalışanlarının hükümet tarafından desteklenmesi gereğine işaret etti.Türkiye’den daha az mali kaynak sağlanması için toplumsal uzlaşıya gidilmesi gerektiğini savunan Hasan Özbaflı, ancak her kesimin bazı kesintileri gönüllü şekilde yapmasıyla bu konsensüsün sağlanabileceğini kaydetti.

 

 

1984’te 13. maaşların verilmeye başlandığını biliyoruz. Siz o dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı idiniz. Hangi gerekçelerle 13. maaş verilmeye başlandı?

 

Hasan Özbaflı: Bir kere, bizim hükümetimiz zamanında biz Türkiye’den para alıp maaş ödemiyorduk. Kendi yerel kaynaklarımızla maaşları ödüyorduk. Ve Cumhuriyet’i kurduğumuz, bağımsızlığımızı ilan ettiğimiz yıl olduğu için ülkede her sektör kendisini Rum tarafıyla kıyaslıyordu. Rum tarafında olup da bizde olmayan ne varsa insanlar istiyordu. Süt ürünleri konusunda bizde bir eksik varsaydı, biz de bu yok, bunu da kuralım deniyordu. Rum tarafında memurlara 13. maaş ödemesi vardı ve bizde de olsun isteniyordu. Polly Peck nedeniyle özel sektör güçlüydü ve hükümet özel sektöre destek veriyordu. Özel sektörde maaşlar yüksekti. Bugüne bakıldığında, kendini büyük ekonomist olarak lanse eden ve sürekli televizyonlara çıkan bazı arkadaşlar üretimin desteklenmesi konusunda nedense hep menfi konuşuyorlar. Bence en büyük sorun budur. Bir ülkede üretimin ölmüşse bütçe açığının giderek büyümesi gayet doğaldır. Bizim dönemimizde üretim büyük ölçüde destekleniyordu. Örneğin konfeksiyon sanayinde ihracatçıya ihracat primi veriyorduk. O kadar büyük bir üretim olmuştu ki, sadece konfeksiyonda 12 bin kişi istihdam edilmişti ve konfeksiyon ihracatında muazzam bir artış olmuştu. 1991’de ihracatta birinci sırada konfeksiyon vardı. Geçen sene ise konfeksiyon ihracatı sadece 2.3 milyon Dolardı! O dönemde süt ürünleri ihracatı çok düşüktü. Sonradan hellime ihracat primi verilince, şu anda hellim birinci sıraya yükseldi. Biz ülkede üretimi destekledik ve yerel gelirlerimizde büyük artışlar oldu. Çok iyi çalışan bir özel sektör vardı ve oradan da devlete büyük gelir geliyordu. Polly Peck’te çalışan biri 2.000-3.000 Pound alırken devlette çalışan memur onun 1/3’ünü, 1/4’ünü alırdı. Yeni kurulan bir Cumhuriyet’in ilk hükümeti olarak devlet memurlarının durumunu iyileştirmek görevimizdi. Ve kasada da para vardı. Biz de 13. maaş ödemesini başlattık.

 

O dönemde devlet memurlarının özel sektörden daha az kazanmalarına tepki gösterdiği de biliniyor…

Hasan Özbaflı: Evet, tabii. Maaşlarının çok düşük kalması nedeniyle tepki gösteriyorlardı. Biz önce maaşlara % 70-80 civarında bir artışı ve artı olarak 13. maaşı verdik. Ve devletin bütçesi bu artışlar nedeniyle açık vermedi, hala fazladan paramız vardı.

 

 

Bugün özel sektörde çalışanlar 12. maaşlarını zar zor alırken ve devlet bütçesi çok büyük açık verirken memurların 13. maaşlarını alması kamu vicdanı açısından bir sorun yaratmıyor mu sizce?

 

Hasan Özbaflı: Bir kere çok haklısınız. Şu anda özel sektör çalışanları devlet çalışanlarına göre çok düşük seviyelerde maaş alıyor. Özel sektörde çalışanlar asgari ücreti bile zor almaktadır. Çünkü özel sektör çökmüş durumdadır. Üretim yapanlar teker teker fabrikalarının kapattılar. Özel sektörde işverenler asgari ücreti ödemekte dahi büyük zorluk çekmektedir. O zamanlar özel sektör çalışanları devlette çalışanlardan çok daha fazla para kazanabiliyordu.

 

 

Siz şu anda hükümette görev yapıyor olsaydınız, ne yapardınız?

 

Hasan Özbaflı: Öncelikle devlet çalışanlarına karşı özel sektör çalışanlarını destekleyecek politikaların hayata geçirilmesini sağlardım.

 

 

13. maaşları kaldırır mıydınız?

 

Hasan Özbaflı: Hayır, kaldırmazdım.

 

Tabii siz de 13. maaş alıyorsunuz değil mi?

Hasan Özbaflı: Alıyorum. 13. maaş Anayasal bir haktır. Anayasa’yı kafamıza göre değiştiremeyiz. Ama ben sigortalı olarak alıyorum. Sosyal Sigorta emekliliğini de biz verdik. Hükümetseniz kaynak yok demeyeceksiniz, kaynağı bulup ödeyeceksiniz.

 

Hükümetin 13. maaşlar için borç alması çok mu makul?

 

Hasan Özbaflı: Borç almasınlar. Çalışsınlar ve üretimi desteklesinler. Ekonomist diye geçinen birkaç tane insan sürekli üretimi desteklemeyi bırakın, herkes istediğini yapsın diyor. Olmaz efendim öyle şey! Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir karagözlük yoktur. Kendi üretimimizi baltalıyoruz! Böyle bir bakış açısı liberal ekonominin merkezi ABD’de bile yoktur. ABD’de kendi üretimimi büyük ölçüde desteklemektedir. Kamu vicdanı 13. maaşları görmesin. Kamu vicdanı özel sektörde çok düşük ücretle çalışan insanları görsün ve vicdanını ona göre tartsın. Amaç özel sektör çalışanlarını devlet çalışanları seviyesine getirmek olmalı. Bu da ancak özel sektörün devlet tarafından desteklenmesi ile sağlanır. Ben de özel sektörde şirketi olan biriyim ve özel sektörün Türkiye ile rekabet edebilmesi için desteklenmesi gerekir. Şimdiki hükümet de geçmişi örnek alıp aynı politikaları uygulasın.

 

1984’de devlet çalışanlarının özel sektör çalışanlarından daha az maaş alıyor olmasına tepki gösterdiklerini söylediniz. Bu durumda özel sektör çalışanlarının da devlet memurlarının kendilerinden çok daha fazla para kazanmasına tepki göstermesi gerek. Üstelik özelde çalışanlardan kesilen vergiler de devletin ödediği maaşlara gidiyor…

 

Hasan Özbaflı: Özel sektörde çalışanlar, maaşlarının % 25’ine yakın prim ödemektedir. İşçi ve işveren katkıları toplamda % 25’i buluyor. Devlette çalışan ise % 2,5-3 kadar ödeme yapıyor. Devlet çalışanı çok daha az prim ödeyerek, özelden emekli olandan çok daha fazla bir emeklilik maaşı ve belki de dünyada hiçbir yerde rastlanmayacak şekilde ikramiye almaktadır. Eşitsizlik hem 13. maaşta, hem emekli maaşlarında, hem de ikramiyelerdedir. Bu eşitsizliğin ortadan kalkması için hükümetin süratle özel sektörü desteklemesi lazımdır. Ancak o zaman özel sektör üretimi artırarak, devlet ayarında çalışanlara maaş verebilir.

 

KKTC Devleti’nin arkasında bugün Türkiye olmasa, reel olarak Yunanistan’dan çok daha kötü bir durumdayız. KKTC tek başına kalacak olsa, 13. maaşları ve ikramiyeleri ödemek için bu bilançolarla devlet çok yüksek kredi faizi ile borçlanırdı…

 

Hasan Özbaflı: Bizim zamanımızda Türkiye’den tek kuruş alınmadan maaşlar 15 Aralık’ta ödeniyordu. Çarşıya canlılık getirmek için maaşları erkenden öderdik. Bugün hükümet “kısmetse” ödeme yapmaktan bahsediyor. Yunanistan da bizim gibi. Ben orada bulundum. Yunanistan’da öğlen 14:00’e kadar çalışıyorlar. Sonra akşam 8’e kadar uyuyorlar. Akşam 8’den sabaha kadar da eğleniyorlar. Ve ekonomileri bu hale geldi. Biz de aynı yolda gidiyoruz.

 

KKTC bugün tek başına kalmış olsaydı, kendi başımızın çaresine bakmak için her kesimden bazı kesintilere gitmek zorunlu olacaktı. Ve bu toplumsal uzlaşı sağlanarak yapılacaktı. “Türkiye göndersin, devlet borçlansın ve burada maaşlar ödensin” demenin savunulur bir tarafı mı var?

 

Hasan Özbaflı: Türkiye’nin bu ülkeye yaptığı büyük katkılar var. Bari maaşları biz kendimiz ödeyebilseydik. Bu, bizim toplumsal başarısızlığımızdır. Bunu söylerken sadece hükümeti eleştirmiyorum. Yüksek maaş alan, 13. maaş alan devlet memurlarını da eleştiriyorum. 2’ye kadar mesai yapan bir çalışma sisteminde yan gelip yatan insan çok. Devlette bugün % 10 oranında bile bir verimlilik yoktur. Biz eskiden böyle değildik. Çalışıyor, üretiyorduk ve kazanıyorduk. Samimi olarak söylüyorum Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan insanlar Güney’den de Türkiye’den de çok daha mutlu bir hayat sürüyordu. Bunları neden tekrar başarmayalım?

 

Türkiye’den daha az para almak için tüm kesimlerden belirli kesintiler yapılması üzerinde bir konsensüs sağlanması gerekmiyor mu?

 

Hasan Özbaflı: Aynen. Dünyada büyük bir ekonomik kriz var. Hükümetin böyle bir dönemde sendikaları ve işveren örgütlerini bir araya getirip, ne yapmamız gerektiği konusunda kesimler arasında bir uzlaşı sağlaması gerekir. Ve emin olun icap ederse memurlarımız ve işçilerimiz 13. maaşlarından da vazgeçer, maaşlarının biraz geriye gitmesini de kabul eder. 1-2 sene kemerleri sıkmak zorunda kalacaksak, bu yönde bir konsensüs sağlanırsa buna herkes uyar.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ